Atatürk

BU ENFLASYONA RAĞMEN 2021’DE %3+3 ZAM, MUTFAK YANGININA ELEKLE SU TAŞIMAK DEMEKTİR 04 Aralık 2020, Cuma | 08:30

 

04 Aralık 2020, Cuma | 08:30

 

TÜRK BÜRO-SEN GENEL BAŞKANI OSMAN EKSERT’İN YAZILI BASIN AÇIKLAMASI

TÜİK, kasım ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre kasım ayında TÜFE %2,3 yükseldi. 11 aylık enflasyon %13,19 olurken, yıllık bazda %14,03 olarak belirlendi.

Hatırlanacağı gibi kamu görevlilerine ve emeklilere 2020 yılında %4+4 maaş artışı yapılmış, temmuz ayında ise ayrıca %1,75 enflasyon farkı verilmişti. Buna göre memurlar 2020 yılının tamamında %9,98 kümülatif zam aldılar. 2020 yılı temmuz-aralık zamları ise %4 olurken aynı dönemde enflasyon %7 olarak gerçekleşti. Böylece memur maaşları yılın ikinci yarısında şimdiden 3 puan erimiş oldu.  

Yıllık bazda değerlendirildiğinde kasım ayı itibarı ile memur maaşları, enflasyon farkı dahil %9,98 arttı ama bu dönemde TÜFE %13,19 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar bizlere memur maaşlarının yıl içinde resmi enflasyon karşısında sürekli değer yitirdiğini, alım gücünün devamlı düştüğünü ortaya koyuyor. Kamu çalışanlarının 3 puanlık kayıpları ortalama memur maaşında aylık bazda 134,4 TL’ye denk geliyor.

Elbette bütün bu etkenlerin yanında bir de küresel COVID-19 salgını ile mücadele eden kamu çalışanlarımız hayatlarının her alanında bir yaşam mücadelesinin içinde bulunuyor.

EKSERT: GEÇ OLMADAN KAMU ÇALIŞANLARINI DESTEKLEYİN

Kasım ayı enflasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türk Büro-Sen Genel Başkanı Osman Eksert “Yıllık resmî enflasyonun %14’leri aştığı bir ortamda memur ve emeklileri %9,98’lik zamma mahkûm etmek, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmıyor.” dedi.

COVID-19 salgını öncesinde gerçekleştirilen toplu sözleşmelerden sonra dünyada ve ülkemizde durumun tamamen değiştiğini ifade eden Osman Eksert, memur maaşlarının da bu gerçekler ışığında revize edilmesi gerektiğini vurguladı.

Toplu sözleşme sistemine geçildiğinden beri yetkili konfederasyonun yürüttüğü maaş pazarlıklarının sürekli hedeflenen enflasyon temeline dayandığına dikkat çeken Eksert, memurların ve emeklilerin alım gücünün her yıl biraz daha azaldığını ifade etti.

Eksert açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bilindiği gibi memur ve emeklilerin 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin maaş artışları 2019 Ağustos’unda yapılan toplu sözleşme görüşmeleri sürecinde belirlenmiştir. Dolayısıyla maaş artışları tespit edilirken COVID-19 salgınının etkileri hesaba katılmamıştır. Bu salgınla daha da bozulan ekonomik denge nedeniyle tüm hesaplar yeniden güncellenmiş, bütün planlar değişmiştir. Dünya böylesine olağanüstü bir dönemden geçerken salgınla mücadelenin baş aktörleri sağlık çalışanları öncülüğünde kamu görevlilerimiz olmuştur.

Sokak kısıtlamasının olduğu, insanlarla temasın en aza indirgendiği zamanlarda dahi vatandaşla daima irtibat halinde kalarak her türlü hizmeti sunan fedakâr kamu çalışanları, bu salgın döneminde büyük bir yük altına girmişlerdir. Bütün çalışma süreç ve sistemleri salgına göre yeniden uyarlanan çalışanlarımızın maaşları ise salgın öncesi döneme göre belirlenmiştir. Ekonomik olumsuzlukların 2021 yılında etkisini daha da artıracağı açık bir şekilde görülmektedir.  Şu anda bile resmi enflasyon %14,03 iken 2020 yılı için memur maaşlarına yapılan zam, enflasyon farkı da dahil olmak üzere %9,98’de kalmıştır. Dolayısıyla, bir taraftan salgınla mücadele eden kamu çalışanlarımız bir taraftan da yoklukla, ekonomik zorluklarla mücadele etmektedir. Bütün hesaplar salgına ve yeni ekonomik gerçeklere göre revize edilirken memur ve emeklilerin mağduriyetlerinin görmezden gelinmesi kabul edilemez.

Bütün bu etkilerin yanında memur ve emeklilerimiz her toplu sözleşme döneminde enflasyon farkı aldatmacasıyla karşı karşıya kalıyor. Enflasyon farkı ödemesini bir lütufmuş gibi gösteriyorlar. Oysa enflasyon farkı, olağanüstü durumlarda ortaya çıkacak olumsuzluklara karşı bir sigorta niteliğindedir. Eğer her maaş döneminde enflasyon farkı veriliyorsa bu, ‘her dönem sonunda sıfır zam alıyoruz; dönem içinde de maaşlarımız sürekli eriyor’, demektir. Son 10 yıldır memur ve emeklilerimizin yaşadığı durum budur.

Tüm dünya yaklaşık bir yıldır salgın hastalık belasıyla karşı karşıyadır. Bu hastalık nedeniyle bütün harcamalar artmış, mal ve hizmetlere ulaşım zorlaşmıştır. Bu şartlar altında tüm vatandaşlarımızın, memur ve emeklilerimizin her anlamda sağlıklı bir yaşama kavuşturulması gerekiyor.

Bütün bu gerçekler ışığında 2021 yılında memur maaşlarına %3+3 zam verilmesi adeta mutfakta çıkan yangına elekle su taşınması anlamına gelecektir.

Bu nedenle vakit çok geç olmadan, ekonominin çarkları tamamen durmadan tedbir alınması ve vatandaşlarımızın doğrudan desteklenmesi gerekiyor. Alınacak bir kararla 2021 yılı maaş zamları mutlak surette yeniden değerlendirilmeli ve gerçekler ışığında revize edilmelidir.”

 

DİĞER HABERLER
HABERLER

Sosyal Medyada TÜRK BÜRO-Sen

GENEL BAŞKAN

TÜRKEŞ GÜNEY

TÜRK BÜRO-SEN GENEL BAŞKANI