Site Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre
 

Üye olmak için tıklayınız
Elektronik Dergi
Sendika Sosyal Medya Adreslerimiz
Sendika Üyelik Formu
İlanlar
Üye Tespit Tutanağı
Tanıtım
Mevzuat ve Hukuk
 Hukuk Haberleri
 Açılan Davalar & Son Durumları
 Kurum İdari Kurulları
Hizmet Koluna Bağlı Kurumlar
 Büro Hizmet Koluna Bağlı Kurumlar
Video/Ses Dosyaları
 Türk Büro-Sen Marşını Seyret
 Türk Büro-Sen Marşını Kaydet
 Atatürk Klibini Seyret
 Atatürk Klibini Kaydet
TV ve Radyo
 Tüm Canlı TV ve Radyolar
Gazeteler
Bakanlıklar
Linkler
 ÖSYM
 Kamudan Haber
 Memur Postası
 Haberiniz Olsun
Afişlerimiz
TBS Mail Girişi
 TBS Mail Kutusu

ÇANKIRI ŞUBEMİZ, TÜRK KADININ HER ZEMİNDE DAHA FAZLA SÖZ HAKKI OLMASI GEREKİYOR


[ 04 Aralık 2017, Pazartesi – 15:45 ]

TÜRK BÜRO-SEN ÇANKIRI ŞUBE BAŞKANI METİN MEMİŞ’İN YAZILI BASIN AÇIKLAMASI

5 Aralık 1934’de Türk kadını seçme ve seçilme hakkını almış, böylece demokrasinin en önemli öğesi olan temsil ve katılım temellendirilmiştir.
Devrin özellikleri göz önüne alındığında bu reform gerçekten de eşine çok az rastlanır bir gelişmedir.

Ayrıca 1931 yılında, kadınların belediye seçimlerine katılma imkanını elde ettiklerini de unutmamak gerekmektedir.

Dünya’nın birçok ülkesi kadına hak ettiği değer ve payeyi vermezken Türkiye’nin demokrasi, insan hak ve özgürlükleri paralelinde tutum takınması bize göre övgüye ve takdire fazlasıyla layıktır.

Bilhassa ülke yönetiminde cinsiyet ayrımının rafa kaldırılması eşitlik açısından da muazzam bir kazanımdır.

Demokrasinin beşiği olarak lanse edilen ve propagandası yapılan ülkelerin kadını geri plana çekmesi, oy ve temsil hakkı tanıma konusunda iştahsız ve gönülsüz davranması tarihin bize gösterdiği gerçekler arasındadır.

Avrupa’da cadı avı bahaneleriyle kadınlar diri diri yakılırken, medeniyetimiz kadını baş tacı yapmıştır.

İlk Türk devletlerinde kağanın yanında mutlaka eşi de yer almış, alınan kararlarda pay sahibi olmuştur.

Hatta tarihin değişik dönemlerinde hükümdar koltuğunda Türk kadınları oturmuş, devletlerini sevk ve idare etmişlerdir.

İslamiyet’ten önceki cahiliye devrinde, kız çocuklarına reva görülen şiddet ve cinayetler, Efendimizin rahmet dolu mesajlarıyla bıçak gibi kesilmiş ve kadının toplumsal statüsü olması gereken noktalara yükseltilmiştir.

Şu da bir gerçektir ki, Türk kadını ihtiyaç olan her durumda varlığını göstermiş, ileri atılmış, kendisini hatırlatmış ve sorumluluktan kaçmamıştır.

Milli mücadele yıllarında cepheden cepheye koşarak bebekleriyle birlikte vatanın kurtuluş umudunu büyüten, istikbalin kundağını sarıp sarmalayan asil Türk kadınları Şerife Bacılar, yanık Emineler olmuştur.

Tekerlekleri gıcırdayan kağnılarda bağımsızlık özlemini taşıyan, top mermilerine hayallerini iliştiren, çamurlu, tozlu ve yokuşlu yollara Türklüğün hedeflerini oya gibi işleyen soylu Türk kadınları hiç aklımızdan çıkmamıştır.

Eğer bugün son yurdumuzda hür ve müstakil bir biçimde nefes alıp verebiliyorsak, bunda tarihe altın harflerle geçmiş ve elleri öpülesi kadınların büyük bir dahli bulunmaktadır.

Evinde eş ve anne, işyerinde el emeği ve göz nuru, sosyal hayatta fedakârlık numunesi ve namus nişanesi olan kadınlarımıza çok şey borçlu olduğumuz tartışmasızdır.

Türk kadını kuruluşta da, kurtuluşta da sürekli ön planda yer almış, bu aziz vatanın yükünü omuzlayanlar arasında bulunmuştur.

Ne üzücüdür ki, bugünlerde siyasetteki temsil oranlarının yeterli olup olmadığı bir yana kadınların her neviden sorunları, karşılaştıkları zulüm ve zorbalıklar korku ve kaygı verici şekilde tırmanmıştır.

Şu kahredici tabloya bakınız ki, son yılda kadın cinayetleri artmış, ölüm vakaları yaşanmıştır.Ülkemiz hastalıklı ruhların eşkıyalıklarına sahne olmaktadır.

Gazetelerin sayfaları vahşetin yürek yaralayıcı ve iç karartıcı haberleriyle doludur.

Bahanesi ne olursa olsun kadına şiddet konusu çözülmeden, psikolojik ve sosyolojik faktörler köreltilmeden seçme ve seçilme hakkını konuşmanın hiçbir faydası da olmayacaktır.

Kadına şiddet uygulanan bir yerde hiçbir şeyin anlam ve hükmünden bahsedilemeyecek, hiçbir hakla da avunulmayacaktır.

Türk kadının her zeminde daha fazla söz hakkı olması gerektiğine inanıyoruz.

 İlbilge Hatun’dan Hayme Ana’ya, Gördesli Makbule’den Şerife Bacı’ya, Nene Hatun’a gurur abidelerimiz milli hafızalarımızda yaşatılmalıdır.

Haysiyet ve hürmetin, fazilet ve fedakarlığın simgesi Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde edişinin yıldönümünü kutluyor, hepsine Cenab-ı Hak’tan saadet, sağlık, huzur, esenlik ve mutluluk içinde geçecek bir ömür diliyorum.


Facebook'ta Paylaşın

Toplam resim sayısı: 1
       
Site İçi Arama
SANAL SINIF DERS SİSTEMİ
 Sanal Sınıfa Giriş İçin Tıklayın
 Dersleri Seyredemiyorsanız Mutlaka Okuyun.!
Bilgi
 Haber Arşivi
 Sunumlar
 Köşeli Yazılar
 Anlaşmalar / Kampanyalar
Genel Başkan'dan
SINAVSIZ MEMUR ALIMLARINA DEVAM..!
Görseller (Videolar)
Genel Başkanımız Sn. Fahrettin YOKUŞ'un 30.09.2017 tarihinde Türk Emekli-Sen 6. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma
Görüntüyü İndir
Genel Başkanımız Sn. Fahrettin YOKUŞ'un 23.08.2017 tarihinde Kanal B'de katıldığı program
Görüntüyü İndir
Genel Başkanımız Sn. Fahrettin YOKUŞ'un 25.07.2017 tarihinde Kanal B'de katıldığı Program
Görüntüyü İndir
Tüm Videoları Göster »

Yayınlarımız
İlanlar
 Genel Kurul İlanları
Faaliyet ve Denetim Raporları
- Faaliyet Raporu
- Denetleme Raporu

Genel Merkez Logo
Saygı Duruşu İstiklal Marşı
İndirmek için tıklayınız.
Şube Genel Kurulları İçin Görsel
2017 Yılı Şube Genel Kurulları için
Genel Merkez Tarafından Hazırlanan
Sesli ve Görüntülü Materyali
İndirmek İçin Tıklayınız

Tahmini İndirme Süresi 40 DK.


Erzurum Mahallesi Talatpaşa Bulvarı No:160 Cebeci / ANKARA    |    Tel: (312) 424 22 11    |    Fax: (312) 424 22 19    |    E-mail: turkburosen@turkburosen.org.tr

Copyright © 2012, TÜRK BÜRO-SEN      |