Geri

SGK YÜKSEK DANIŞMA KURULU’NA DAMGAMIZI VURDUK

30 Mart 2011, Çarşamba | 16:23

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlık binasında, 30.03.2011 tarihinde gerçekleştirilen Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Danışma Kurulu’na, sendikamız damgasını vurdu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı M. Emin Zararsız, SGK Yönetim Kurulu üyeleri ve Sivil toplum örgütü temsilcilerinin katıldığı kurulda, söz alan Genel Başkanımız Fahrettin Yokuş, kurumun sorunlarını ve çalışanların problemlerini içeren konuşmasıyla toplantıya damgasını vurdu.

Genel Başkanımız Fahrettin Yokuş konuşmasında; “Türkiye Kamu-Sen ve Türk Büro-Sen adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. Elbette iş sağlığı ve iş güvenliği ülkemizin en önemli sorunlarından birisi. Çalışma hayatıyla ilgili pek çok arkadaşımız burada görüşlerini söylediler. Türk-İş’in görüşlerinin tamamıma katılıyorum. Sosyal Güvelik Kurumunun 5 yılına giriyoruz. Sayın Bakanımızdan rica ediyorum, bu beş yılda kurum çalışanları ve hizmet alanlar açısından nerden nereye geldik bir istişare yapılsın. Sorunları bir de çalışanlar noktasında görelim. Biz, SGK ve Çalışma Bakanlığı’nda yetkili sendika olarak pek çok sorunlar yaşıyoruz. Çalışanlarımız arasında sıkıntılar var, ayrımcılık var. Defalarca bunları anlatmamıza rağmen maalesef,çözüm bulunmadı. SGK’nın bir yönetim kurulu üyeliği haksız yere bir kişi tarafından işgal ediliyor. Yeniden seçim, yeniden tespit yapılması konusunda Sosyal Güvenlik Kurumumuzun, Çalışma Bakanlığı’na yazmış olduğu yazının cevabı yok. Düşünebiliyor musunuz, on aydır cevabı gelmedi.

Bu kurumda İnsan Kaynakları Başkanımız yanlış uygulamalar yaptı, pek çok. Biz hepsini tek tek rapor haline getirdik, teftişe verildi. Teftiş raporu, İnsan Kaynakları Başkanı’nın bu görevi yapamayacağını ortaya koydu. Ama müfettişe tekrar iade edildi. Bu defa müfettiş görevden alındı. Ve biz verdiğimiz dosyanın cevabını alamıyoruz.

Nasıl olacak Sayın Bakanım, Nasıl Olacak? 74 milyon insana hizmet veren 26 bin çalışanımız ağır şartlarda hizmet veriyor. 300’ü aşkın Merkez Müdürlüğü’nün 2 yıldır vekaletle yürütülüyor ve ısrarla sınav açılmıyor. Yandaş sendika ayrımcılığı yapılıyor, kamuda nasıl oluyorda benim sendikam kayırmacılığı yapılıyor. Son İl Müdür Yardımcısı ataması ibretliktir. 45 kişi İl Müdür Yardımcılığına atanıyor, şef ve kontrol memurlarından atananların tamamı aynı sendikadan oluyor. Halbuki bu kurumda en çok şef benim sendikamın üyesi. Nasıl oluyor bu ayrımcılıklar?

Merkez Müdürlükleri ayrımı devam ediyor. Sınav açın diyoruz, “hayır” diyorlar. Şeflikle ilgili sınav açtılar. Kendilerini tebrik ettik. Adaletli bir sınav olduğu için kuruma resmi yazı yazdık. Kazanların hepsi bu sınavı hakkaniyet içinde kazanmıştır, tebrik ediyoruz, dedik. İdaremizin güzel yaptığı her şeyi alkışladık, yanlış yaptığı her şeye de karşı çıktık.

Tabii şimdi Sayın Bakanım diyecek ki; “yine gündem dışı konuştular”. Ben bu işaret dilinden de anlamıyorum. Bu elimden de korkuyorum. 3 parmak bizi gösteriyor ama bunu tersi olması lazım, bir sorumluluk bizde üç sorumluluğun sizde olması lazım.Şimdi Sayın Bakanımda bana çok şey söyleyecektir. Ama istişare kültürü böyle olmamalıdır, bana göre biraz daha birbirimizi anlamaya gayret etmeliyiz.

Sayın Bakanım, sözün özü SGK çalışanları mutsuz, huzursuz. İsterseniz, bağımsız bir kuruluşla anlaşıp çalışanlar arasında anket yaptırın. Ben anket yaptırdım, çalışanların çoğu mutsuz çıktı. Özellikle %93'ü performans ücretlerinin hakkaniyetli olarak dağıtılmadığını, adaletsizlik yapıldığını düşünüyor. Sizin yaptıracağınız anketlerde de bu sonuçlar çıkmazsa ben özür dilemeye hazırım. Ama kurumun durumu budur.

Sayın katılımcılar bir İl Müdür düşününüz ki, “Bolu Spora kombine bilet alırsanız performans ücretleriniz tam ödenecek” diyor. Bir İl müdürü düşününüz ki, “hafta sonu fazla çalışmaya gelirseniz, performans ücretleriniz ona göre belirlenir” diyor, resmi yazı yazıyor.

Sayın Kurum Başkanımızla Gümrük Müsteşarıyken de görüşüyorduk. Kendilerini severiz, sayarız. Ama buraya geldiklerinden beri, değişen bir şey olmadı. Yeni bir kurum oluşturuldu. 3 ayrı kurum kültüründen gelen, Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı personeli birleştirildi. 5 yıl oldu. Bir kurum için 5 yıl emekleme dönemidir. Kurum kimliği kolay oluşmaz. Gömleğin ilk düğmesini nasıl iliklerseniz, öteki düğmelerde öyle gider. İlk düğme yanlış düğmelendi, çalışanlar açısından. Lütfen şu düğmeyi açınız, yeniden gömleği düzene sokalım. Hem çalışanlar mutlu olsun, hem siz rahat bir hizmet verme imkanı bulun. Hem vatandaşımızda bu kurumdan hak ettiği, güler yüzlü hizmeti alsın diyorum, saygılar sunuyorum.” dedi.

Genel Başkanımızın önemli tespitleri dile getirdiği konuşmasının ardından, Bakan Dinçer ve Kurum Başkanı Zararsız sessizliklerini korudu.

Haberin Video Görüntüsünü İzlemek İçin Tıklayınız




Foto Galeri

Toplam fotoğraf sayısı: 2