Geri

SGK HİZMET ÜRETEMEZ HALE GELDİ

12 Mayıs 2010, Çarşamba | 11:13

TÜRK BÜRO-SEN GENEL MERKEZİ’NİN, 10–16 NİSAN SOSYAL GÜVENLİK HAFTASI İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASIDIR:

Öncelikle Sosyal Güvenlik Haftası’nı kutluyor, ülkemize, Sosyal Güvenlik çalışanlarına ve tüm sigortalılara hayırlı olmasını diliyoruz.

Bilindiği üzere Sosyal Güvenlik Sistemi, toplumun tüm kesimlerini bir şemsiye altına toplaması gereken bir sistemdir. Bu şemsiyenin altında; fiilen çalışanlar, çalıştığı halde kayıt dışında bulunanlar, henüz çalışma hayatına başlamamış olan çocuklar ve gençler ile dul ve yetimler varsa işte o zaman Sosyal Devlet olgusundan bahsedilebilir.

Ancak ne yazık ki, ülkemizdeki Sosyal Güvenlik Sistemi, çalışanların tamamını sisteme dahil edemediğinden, sistemin tüm faturası kayıt altında bulunanlara çıkartılmaktadır. Emeklilik yaşı ve prim ödeme gün sayıları arttırılmış, sistem “mezarda emeklilik sistemine” dönüştürülmüştür. 5510 sayılı yasa ile dayatılan Sosyal Güvenlik Sistemine karşı, ülke yönetimini elinde bulunduranlarda dahil olmak üzere bir çok insanımız, küçük yaştaki çocuklarını mevcut sistemden korumak için sigortalı yapmışlardır. Hatta bu sisteme kurum yönetimi dahi inanmadığından, 2009 yılında kurumun intra siteminden kurum çalışanları bireysel emeklilik sistemine bile davet etmiştir.

Sosyal Güvenlik Sistemi artık paralı hale gelmiştir. Sosyal Güvenlik Şemsiyesi altında olmalarına rağmen, parasız teşhis ve tedavi imkanları yoktur. Kurumun sunduğu sağlık hizmetleri tamamen kar-zarar ilişkisine dayandırılmıştır.

657 sayılı yasaya göre çalışan ve sağlık ödemeleri kurumlarınca karşılanan memurların sağlık ödemeleri de SGK’ya devredilmiştir. Bu tür ödemelerde bilhassa il dışı sevklerinde memurlar mağdur edilmekte, yollukları karşılanmamaktadır. Sistem öyle bir hale gelmiştir ki, hiçbir sosyal güvenlik güvencesi bulunmayan yeşil kart sahipleri daha güvenceli ve avantajlı olmuşlardır.

Emeklilik işlemleri uzadıkça uzamakta, vatandaş kurumdan hizmet alımında sürekli sıkıntı yaşamaktadır. Pek çok ilde SGK Müdürlüklerinde kargaşa çıkmakta ve zaman zaman kamu çalışanları da saldırıya uğramaktadır.




SGK’nın yetersiz bilgi işlem tabanı nedeniyle bilgisayar sistemi arızalanmakta, SGK İl Müdürlüklerinde vatandaşların saatlerce beklemelerine neden olunmaktadır. SGK Yönetimi sistemi yönetemediği gibi kurumu da yönetmekten acizdir. SGK kurulduğundan bu yana sürekli başkan değişikliğine uğramış, halen bir çok makam da vekaleten yönetilmektedir.

Yönetim mahkeme kararlarını, teftiş raporlarını işleme koymakta direnmektedir. Personel açığı hat safhaya ulaşmıştır. Kurum 4-B statüsünde personel alımıyla bu açığı kapatma yoluna gitmeye çalışsa da, istihdam etmeye çalıştığı 4-B’li personelin yarısı ya işe başlamamış ya da başladıktan sonra ayrılmıştır.

Sosyal Güvenlik Merkezleri yeniden gözden geçirilmelidir. Yüzü aşkın SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı Eski İl müdürüne görev verilmeyerek, liyakatsiz, birikimsiz, sadece yandaş mantığı ile onlarca İl Müdürü görevlendirilmiştir. SGK Başkanlığı üst yönetiminde göreve getirilenlerin pek çoğunun kurum dışından olması, kurumda halen yüzlerce müdürlüğün vekaletle yönetilmesi kötü yönetiminin bir başka göstergesi olmuştur. 2009 seçimleri öncesi alelacele açılan yüzlerce Merkez Müdürlüğü, yetersiz kadro ve alt yapı nedeniyle işlemleri sürdürememektedir.

Merkez Müdürlükleri için,30 bin nüfus şartı kaldırılmalı, 100 bin’in üstünde ilçelerde Merkez Müdürlüğü olmalıdır. 100 bin nüfusun üstündeki ilçelerimizde açılacak Merkez Müdürlüklerinin alt yapısı hazırlanmalı, personel eksikliği giderilmeli, iş sahiplerinin tüm işlemleri buralardan görülecek şekilde hazırlanmalıdır.

Ülke insanımızın tamamına hizmet vermeye çalışan kurum çalışanları, mutsuzdur. Her türlü baskıya maruz bırakılmışlardır. Yasal hakları ellerinden alınmaya çalışılmaktadır.

Kameralarla izlenmekte, parmak izleri ile takip edilmekte, fazla mesai ücretlerine el konulmakta, performans ödemeleri hakkaniyet ölçülerinde verilmemekte, sürgünle tehdit edilmekte ve yandaş idarecilerin baskısıyla karşı karşıya kalmaktadırlar.

Her çalışan mutlaka Sosyal Güvenlik sistemine dahil edilmelidir. Bunun için; öncelikle kayıt dışı istihdamın kayıt altına alınması, istihdam yaratacak yatırımlara öncelik verilmesi, prim yükünün hafifletilmesi, makul olmayan yaş ve prim ödeme gün sayılarının çalışanlar üzerinde oluşturduğu “bu sistemden ancak mezarda emekli olurum” psikolojisinin ortadan kaldırılması ve sigortalılığı özendirecek tedbirlerin alınması gerekmektedir. Ayrıca, SGK’nın paydaşı olan Sivil Toplum kuruluşları ve sendikalarla işbirliği içinde yönetim anlayışına geçilmelidir. Sosyal Güvenlik Kurumu’na Hükümetlerin her türlü müdahalesinin de önüne geçilmelidir. Bu duygu ve düşüncelerle bir kez daha Sosyal Güvenlik haftasını kutluyor, ülkemize ve insanlarımıza hayırlı olmasını diliyoruz.

TÜRK BÜRO-SEN GENEL MERKEZİ




Foto Galeri

Toplam fotoğraf sayısı: 1