Site Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre
 

Üye olmak için tıklayınız
Sendika Sosyal Medya Adreslerimiz
Sendika Üyelik Formu
İlanlar
Üye Tespit Tutanağı
Mevzuat ve Hukuk
 Hukuk Haberleri
 Açılan Davalar & Son Durumları
 Kurum İdari Kurulları
Hizmet Koluna Bağlı Kurumlar
 Büro Hizmet Koluna Bağlı Kurumlar
Video/Ses Dosyaları
 Türk Büro-Sen Marşını Seyret
 Türk Büro-Sen Marşını Kaydet
 Atatürk Klibini Seyret
 Atatürk Klibini Kaydet
TV ve Radyo
 Tüm Canlı TV ve Radyolar
Gazeteler
Bakanlıklar
Linkler
 ÖSYM
 Kamudan Haber
 Memur Postası
TBS Mail Girişi
 TBS Mail Kutusu

ANTALYA SİVİL SAVUNMA İFTİRASINA CEVAPTIR


[ 11 Şubat 2010, Perşembe – 18:12 ]

Antalya’da yaşanan sel felaketinin ardından, bazı basın organlarında çıkan sivil savunma görevlilerinin sel mağdurlarını kurtarmadıklarına dair iftiralara cevaptır:

Olay pazartesi saat 17.50 itibariyle yani mesai bittikten sonra haber verildi ve ilk ekip saat 18.35 de olay yerine ulaşıyor. Bize bildirilen su baskınının olduğu yerde etrafı sularla çevrilmiş halde bulunan ve karayla irtibatı kopuk olan vatandaşların bulunduğu ve tahliye edileceğiydi. Nitekim burası göçebe çadırlarının olduğu 17 vatandaşımızın mahsur kaldığı ve su seviyesinin hızla yükseldiği bir yer olma özelliği gösteriyor.. Ekibimizde 14 Arama Kurtarma Teknisyeni var ve tamamı dalgıç eğitimi almış kişiler. Olay yerine ilk giden ekip Zodyak bot ve 4 takım dalgıç kıyafeti kurtarma simitleri can yelekleri ipler dahil olmak üzere tam donanımlı gitmiştir. Zaten 20 gündür malzemelerimizin hepsi botun içinde hazır bekletiliyor ve ekibimiz önceki yılların aksine son haftalarda hazır kıta olarak sürekli nöbette…

1- Ekibimiz mevcut şartlarda vatandaşları bulunduğu noktaya müdahale edilebilmesinin mümkün olmadığını ve kesinlikle helikopter gereksinimi olduğunu kriz merkezine bildiriyor ve takriben 25-30 dakika sonra helikopter olay yerine intikal edip 17 vatandaşımızın tahliyesi sağlanıyor.

2- Antalya – Alanya karayolunda Serik ilçesine varmadan Gebiz kavşağının bulunduğu noktada gerçekleşiyor tüm olaylar. Yine bilenler mutlaka vardır yol en az 1-1,5 metre kod farklı olarak zeminden yüksektir. Ve bu yoldan 800-900 metrelik bir genişlik düşünün ve o genişlik yol üzerinde en az 50 cm lik bir sel suyu akmakta ve yol trafiğe kapatılmıştır.Bu arada sadece o gün içinde ilimizde metrekareye 140 kg yağış düşmüş olayın olduğu yerde bulunan dağlardaki ve 1 hafta önce yağan karların erimesiyle tarifi mümkün olmayan bir sel suyu oluşmuştur.

3- Ekibimiz saat 23. 00 saatlerine kadar yolun trafiğe kapatılması için orada beklemiş birazda risk alarak 4x4 Land Rover (araç yüksekliğini siz arama kurtarmacılar biliyorsunuz kapılardan su giriyor araca !!!!) araçla suyun geldiği yöne doğru bize intikal etmemiş ama zor durumda olan kişiler olabilir diyerek Abdurrahmanlar beldesinden tarafa geçmiş bölgeyi taramış hatta belediye çalışanlarından bilgiler alarak geri dönerken bahse konu olayın gerçekleştiğini öğrenmiş.Kaldı ki bu sırada ana yol hala trafiğe kapalı

4- İçerisinde 2 kişinin olduğu ve geçebiliriz belki, ana yola ulaştık mı gerisi kolay mantığıyla yolu geçmeye çalışan Citroen C4 marka aracın selde sürüklenerek düştüklerini öğreniyor . Hemen olayı Kriz merkezine bildiren ekibimiz yardımcı ekipte istiyor ve zaten dairede bekletilen araçla 2. ekip çıkıyor 23.35 sıralarında ve 4 A.K.T daha olay yerinde oluyor . Kazazedelerden biri suların ortasındaki bir ağaca tutunuyor ve bir süre sonra sesi duyuluyor. Arkadaşlarım tam ters istikamette oldukları için yönlendirme polis tarafından yapılıyor. Ve en az 3- 4 kez botla dalgıç kıyafetli 4 arkadaşımız gitmeyi deniyorlar ama mümkün olmadığını görüyorlar ve geri dönüyorlar.(Her şeye rağmen iyi ki gitmemişler) O sırada olay yerine gelen il müdürü ve Sorumlu Vali yardımcımıza da bilgi veriyorlar. Zaten bu denemeler esnasında botun altında 3 noktada delikler oluşuyor, son denemede de alabora oluyor.Ve arkadaşlar bu esnada yağmur halen yağmakta. suyun biraz daha sakinleştiğini gören ve sabaha kadar ekibimizle araçta ısınan Adil Müftüoğlu isimli zatın arkadaşlarının olduğunu sonradan öğrendiğimiz ve suya beraber indirdiğimiz botla kazazedeyi alıyor.Ve sadece sizin anlayabileceğiniz bir ayrıntı o hız ve yoğunluktaki akıntı bir tarafa kazazedenin bulunduğu ağacın 20-25 metre altında bulunan Gebiz köprüsü su üzerinden aştığı için görünmüyor ve sadece 4 aralığı olan köprünün anaforlar oluşturması ekibimizin esas çekindiği noktadır.

a- Gazetelerin sayfalarındaki haberleri kim nasıl yapıyor anlamıyoruz. Orada bulunan muhabirlere “bu haberi sen mi geçtin gerçekten bu olay böylemiydi” diyoruz. “Kesinlikle biz böyle bir haber yazdırmadım” diyorlar. “Haber yazıldıktan sonra bir düzenleme yapılır fakat biz haberi bu kadar ajite ederek yazmadık” diyorlar. b- İki kişinin de ağaca çıkmayı başardıkları ve yardımın geç geldiği için birisinin dayanamayıp kendini bıraktığı söyleniyor. Olayın daha ilk saatlerinde tv’lerin sitelerinde de bulunan videolarda yaralı kurtulan insanın öbür kişiden haberi olmadığını söylediği gün gibi ortada.

c- 23.30 dan 06.10 kadar ağaçta mahsur kalan vatandaşın kendi ifadesindede arkadaşını en son aracın üstüne çıktıklarını ve bir anda gelen sel suyunun darbesiyle düştüklerini ve başka hiç görmediğini söylediğini (Bu arada Akdeniz üniversitesi hastenesin de, bizi hiçmi hiç ilgilendirmez ama yaralı arkadaş 128 promil alkollü çıkıyor. Dediğimiz gibi kesinlikle bizim konumuzla ve konumumuzla ilgisi yok)

d- Ölü olarak bulunan kişiyi araçlarından yaklaşık 20-25 metre ileride ve ağaçtan 80 -90 metre yukarıda bulduk. Akıntıya karşı yüzmemiştir veya sürüklenmemiştir herhalde.

e- Hayatını kaybeden kazazedeyi biz ona ulaştığımızda ortalıkta bırakın basın mensubunu uyuz köy köpeğinden başka kimse olmadığı halde vatandaşlar buldu demesi gerçekten bir rastlantımıdır.

f- Olay yerine daha sonra gelen hem teçhizat ,hem personel hem de sürekli tecrübeye sahip deniz polisi ve sahil güvenlik ekipleri mevcut durumun müdahale edilebilecek bir durum olmadığını belirtip olay yerinden ayrılmışlardır.Bu görevlerin zorluğunu bilen bu arkadaşların görüşlerini hiç almayan ve bizim gerek arama kurtarma bilgimizden gerekse cesaretimizden zerre kadar şüphe etmeyecek bizim bundan daha zor görevlerde neler yaptığımızı bilen AKUT 2.başkanı ve Akdeniz bölge sorumlusu Yılmaz Sevgül’ün demeçlerinden haberi kötüye yorumlanacak sözcükleri cımbızlayarak sunmaya çalışmalarıd a ayrıca manidardır.

Sahil bandında yaşayanlar bilir yağmurdan sonra havanın soğumasıyla denizden esen soğuk rüzgarın insanı nasıl titrettiğini ekip arkadaşlarımla beraber 2 gün boyunca yağmur, çamur ve soğuk demeden olay yerini terk etmeden çalışan ben ve arkadaşlarımı basının ne yazdığı, kazazede yakınının acısıyla ne söylediği, sivil toplum örgütlerinin kurtarma teknikleriyle alakalı ne ahkamlar kestikleri hiç ama hiç canımızı acıtmaz ama benle aynı işi yapan meslektaşlarımın yukarıda anlattıklarımı gözünün önüne getirerek yorumlamasını isterim. Son olarak da HİÇ İSTEMEMİZE RAĞMEN KURUMUMUZU VE BU YÜCE MESLEĞİ YAPAN DİĞER ARKADAŞLARI BİZİM NAZARIMIZDA ZOR DURUMA DÜŞÜRDÜĞÜMÜZÜ DÜŞÜNÜYORSANIZ BİNLERCE KEZ ÖZÜR DİLİYORUZ . DAHADA ÖNEMLİSİ DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜNDE EŞİMİZİN VE ÇOCUĞUMUZUN SOFRASINA GÖTÜRDÜĞÜMÜZ HER LOKMANIN KARŞILIĞINI VERMEDİĞİMİZ 1 SANİYELİK AN BİLE OLDUYSA YAZIKLAR OLSUN BİZE….

Saygılarımla


Facebook'ta Paylaşın

Site İçi Arama
SANAL SINIF DERS SİSTEMİ
 Sanal Sınıfa Giriş İçin Tıklayın
 Dersleri Seyredemiyorsanız Mutlaka Okuyun.!
KAMPANYALARIMIZ
Bilgi
 Haber Arşivi
Afişlerimiz
Yayınlarımız
Faaliyet ve Denetim Raporları
Faaliyet Raporu (09.02.2018)
Mali Raporlar (09.02.2018)
Bağımsız Dent.Raporu (09.02.2018)

Saygı Duruşu İstiklal Marşı
İndirmek için tıklayınız.
Genel Merkez Logo


Erzurum Mahallesi Talatpaşa Bulvarı No:160 Cebeci / ANKARA    |    Tel: 0312 424 22 11    |    Fax: 0312 424 22 19    |    E-mail: turkburosen@turkburosen.org.tr

Copyright © 2012, TÜRK BÜRO-SEN      |